Akıllı İçindekiler Menüsü ile Aradığınız Bilgiye Hızlı Ulaşın !!!
Yükleniyor...

Forex Hukuku, SPK Mevzuatı ve Forex Dolandırıcılığı

Forex Hukuku ve Forex Dolandırıcılığı | SPK Mevzuatı ve Ceza Hukuku

Forex (Foreign Exchange) işlemleri, teorik olarak uluslararası döviz piyasalarında para birimlerinin alım satımına dayanan finansal faaliyetlerdir. Ancak Türkiye uygulamasında forex kavramı, uzun süredir yalnızca finansal bir yatırım aracı olarak değil; aynı zamanda ciddi hukuki ihtilaflara, ceza soruşturmalarına ve mağduriyet iddialarına konu olan çok katmanlı bir sorun alanı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu dönüşümün temel nedenleri arasında; Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından getirilen sıkı düzenlemeler, bu düzenlemelerin yatırımcı davranışları üzerindeki etkisi, lisanssız ve yurt dışı merkezli forex yapılarının artışı ve bilişim sistemleri üzerinden yürütülen organize faaliyetler yer almaktadır. Bu ana rehber, forex faaliyetlerinin Türk hukukundaki yerini; SPK mevzuatı, ceza hukuku ve adli bilişim ekseninde bütüncül biçimde ele almak amacıyla hazırlanmıştır.

I. Türkiye’de Forex İşlemlerinin Hukuki Çerçevesi

1. Forex İşlemlerinin Mevzuat Dayanağı

Türkiye’de forex işlemleri, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında “kaldıraçlı alım satım işlemleri” olarak tanımlanmıştır. Bu işlemler, yalnızca SPK tarafından yetkilendirilmiş aracı kurumlar aracılığıyla ve belirlenen usul ve esaslara uygun şekilde yapılabilir. Bu çerçevede forex işlemleri başlı başına yasaklanmış değildir; ancak sıkı bir idari ve hukuki denetime tabi tutulmuştur.

SPK’nın bu alandaki düzenleyici rolü, yalnızca teknik işlem koşullarıyla sınırlı değildir. Tanıtım faaliyetleri, yatırımcıyla kurulan iletişim biçimi, yönlendirme dili ve risk bildirimleri de mevzuatın kapsamı içindedir.

2. 2017 Düzenlemeleri ve Piyasa Etkisi

2017 yılında yapılan düzenlemelerle birlikte; başlangıç teminatının yükseltilmesi ve kaldıraç oranlarının düşürülmesi, küçük yatırımcıların korunması amacıyla getirilmiştir. Ancak bu düzenlemeler, pratikte birçok yatırımcının SPK denetimi dışında kalan yurt dışı forex platformlarına yönelmesine neden olmuştur.

Bu yönelim, Türk hukukunun doğrudan denetim alanı dışında kalan yapılarda yaşanan mağduriyet iddialarını artırmış; savcılık ve SPK nezdinde yeni bir uygulama pratiği doğurmuştur.

II. Lisanslı ve Lisanssız Forex Faaliyetlerinin Ayrımı

1. SPK Lisanslı Aracı Kurumlar

SPK lisanslı aracı kurumlar; yetki belgesine sahip, teminatları Takasbank nezdinde tutulan ve düzenli denetime tabi kurumlardır. Bu kurumlarda yaşanan zararlar çoğu zaman piyasa riski veya sözleşmesel uyuşmazlık kapsamında değerlendirilir.

2. Lisanssız ve Yurt Dışı Merkezli Yapılar

Buna karşılık lisanssız veya yurt dışı merkezli forex yapıları, Türkiye’de yetkisi olmayan ve çoğu zaman denetim mekanizmalarından bilinçli olarak kaçınan organizasyonlardır. Bu yapılarda yürütülen faaliyetler, uygulamada sıklıkla yetkisiz sermaye piyasası faaliyeti ve nitelikli dolandırıcılık şüphesiyle ele alınmaktadır.

III. Forex Dolandırıcılığı Kavramı ve Tipolojisi

Forex dolandırıcılığı, yatırım faaliyeti görüntüsü altında yürütülen; yatırımcının iradesini yanıltıcı beyanlar ve kurgulanmış süreçlerle sakatlayan uygulamaları ifade eder. Bu tür dosyalarda zarar, piyasa koşullarından değil; sürecin başından itibaren tasarlanmış hukuka aykırı bir yapıdan kaynaklanır.

Uygulamada sık karşılaşılan senaryolar arasında; sahte işlem platformları, yetkisiz yatırım danışmanlığı söylemleri, manipülatif kazanç ekranları ve para çekiminde sistematik engelleme yöntemleri yer almaktadır.

IV. Para Çekilememesi ve Hukuki Nitelendirme

Forex dosyalarında en kritik eşiklerden biri, yatırımcının parasını çekememesidir. Hukuki açıdan bu durum iki farklı şekilde değerlendirilir:

  1. Sözleşmesel veya teknik uyuşmazlıklar: Lisanslı kurumlarda yaşanan prosedürel gecikmeler.

  2. Suç şüphesi doğuran para çekememe: Lisanssız yapılarda sistematik biçimde paranın iade edilmemesi.

İkinci durumda olay, çoğu zaman Türk Ceza Kanunu m.158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık olarak değerlendirilmektedir.

V. Ceza Hukuku Boyutu

Forex dolandırıcılığı iddialarında uygulamada en sık karşılaşılan suç tipleri şunlardır:

  • TCK 158 – Nitelikli dolandırıcılık

  • SPK m.109 – Yetkisiz sermaye piyasası faaliyeti

  • TCK 220 – Suç örgütü

  • TCK 282 – Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama

Bu dosyalar çoğu zaman ağır ceza mahkemelerinin görev alanına girmekte ve teknik delil incelemesi yargılamanın seyrini doğrudan etkilemektedir.

VI. Adli Bilişim ve Uzman Mütalaasının Rolü

Forex uyuşmazlıklarında klasik zarar anlatımı çoğu zaman yeterli değildir. Platform kayıtları, IP logları, yazışmalar, ödeme ve kripto transferleri gibi dijital veriler, olayın hukuki niteliğinin belirlenmesinde kritik rol oynar.

Bu noktada adli bilişim temelli uzman mütalaası, dosyanın teknik boyutunu bilimsel yöntemlerle ortaya koyarak yargı makamlarına yol gösterir.

VII. Mağdurlar ve Avukatlar İçin Stratejik Yol Haritası

Forex dosyalarında sağlıklı bir hukuki süreç yürütülebilmesi için:

  • Dijital ve finansal delillerin eksiksiz toplanması

  • Delil bütünlüğünün korunması

  • SPK ve savcılık başvurularının eş zamanlı yürütülmesi

  • Teknik inceleme ve uzman mütalaasıyla dosyanın desteklenmesi

hayati öneme sahiptir.

Danışmanlık ve Uzman Mütalaası

Somut bir dosyada yaşanan sürecin yatırım riski mi yoksa hukuka aykırı bir faaliyet mi olduğunun netleştirilmesi, çoğu zaman teknik ve hukuki incelemeyi birlikte gerektirir. Bu kapsamda; dijital delillerin adli bilişim yöntemleriyle incelenmesi ve uzman mütalaası hazırlanması mümkündür.

Dosyanın ön değerlendirmesi için; ödeme kayıtları, yazışmalar, işlem platformu ekranları ve ilgili dijital materyalin birlikte sunulması önem taşır.

Sonuç

Forex faaliyetleri, Türkiye’de yalnızca finansal değil; ciddi hukuki ve cezaî sonuçlar doğuran çok disiplinli bir alandır. Lisanslı piyasa ile lisanssız yapıların ayrımı, yatırım riskinin suçtan ayrıştırılması ve dijital delillerin doğru yönetimi, hem mağdurlar hem de hukukçular açısından belirleyici hale gelmiştir.